9 Nisan 2012 Pazartesi


'OOOH' dedim başka yere bakmaya başlamış hatta rakısını yenilemiş,ulan bende içecem tek basıma içmeyi sevmem ama zaten tek basıma içmiyorum adama eşlik eder gibi içecem.Adamın sıkıntısı ne?Merak bastı beni...içimdeki duyguyu bastiramiyor icim icimi yiyorum.Hamle yapıp adamla konuşmam gerekiyor düşünürken telefonla konuşmasına ortak oldum'adi 'Mehmet' e-mail adresini verirken duydum yuupppi.Manyak miyim neyim?Bana ne elalemin adamından diye düşündüm ki hemen düşüncemin saçmalığını anladım. Hayatima her giren erkek-kadın elalem olduguna göre 'devam et kızım' dedim. Konuşması bitti sonunda etrafa bakıyor tam sırası diye düşünürken boş ve dalgın olduğunu anlamam uzun sürmedi. Nitekim garson üç kez seslendi görmüyor duymuyor, en sonunda garson eğildi daha yüksek sesle 'isteğiniz birşey var mı?' diye sordu Mehmet irkildi eliyle yok işareti yaptı alelacele. Sonra baktı çat yakalandım bu sefer ve gözlerimi kaçırmadan bakmaya devam ettim. Bakistigimizi Mehmet bile sonradan farketti. Yanağımdaki gamzem gözükecek kadar gülümsedim ve bakışlarımı yavaşça bilgisayarıma çevirdim. Bunu yaparken arsız bakışımdan dolayı kıpkırmızı oldum ateş bastı tuvaletim geldi ve kalbimin atışı gözbebeklerimden anlaşılıyordu. Düşündüm de kendi kendine adrenalini ziplatip hoplatma yeteneğine sahipmişim, tebrik ederken kendimi yerde bir çift ayakkabıyı gördüm kalbim yerinden fırlamış ayakkabılara bakmaya devam ediyorum kalbimi arıyorum bir yandan, garsondur kafayı kaldır artık!!! "pardon" kelimesini duymam! bu ses o o o onun sesi! Yok ben bu heyecana dayanamicam salağım kendim kaşındım içimden konuşurken kafayı kaldırmış yüzümdeki ifade bir çocuğun annesinin karnından çıktığını duyduğundaki şaşkın ifadeyle aynı! gözlerim büyümüş farkında olmasam da hafif ağzım açık sanki adama bakan değilmişim gibi o kadar yani. Mehmet gülümsüyor ve bana bakıyor allahım yerin dibinden sana geliyorum. Konuşmaya başlamadan gülümsemesindeki sesi duydum. Benim olmalısın içimden bağırırken bu tek gecelik bile olabilir! Mehmet: 'bana iyilik yapar misin? ( sıçayım son seçeneği söylemez olaydım) Bakmam gereken önemli mail var bilgisayarından bakabilir miyim?' bu sefer müzip bir şekilde gülümsüyor. Allahım kusura bakma yanına gelmekten vazgeçtim başka sefere! Aptal şaşkınlığımda verdigim cevap 'eee bakabilirsin' dedim. Sandalyeyi benim yanıma doğru hızlıca çekti, ben, bilgisayarı önüne koydum sanki dilimi yutmuşmuşum. Bacaklarini açarak, rahat bir şekilde bilgisayarda bişeyler yazmaya başladı. Eğilmesiyle yaydığı parfümü anlatamam yani tek diyeceğim haksız tahrik. Ben ne mi yapıyorum?sanki umursamıyormuş gibi sigaramı yaktım dumanı bir üfleyişim var ki oruspu bile yanımda daha doğal kalır bunu düşünmemle dumanın boğazıma kaçması bir oldu. Yukardaki beni duydu, söylediğimi gayet de ciddiye aldı? beni yanına hem de yerin altından çağırıyor. Bu durumun başka açıklaması olamaz.Oyle böğürerek hönkürüyorum ki adamım yerinden zipladi "ne ne oldu?boğazında bişey mi kaldı?" konuşamıyor nefes alamıyorum seslerden anladığım götümden nefes almaya çalıştığım. Amanin adamım arkadan kavradigi gibi mideme bastırıyor! yok bu kadarı fazla Allahım tamam hazırım geliyorum, zati adamımla sevismis kadar oldum. 'Hiiiyk hiiiiyk' dedim ve hala dünyadayim elimi kaldırdım.
TO BE CONTINUED

29 Mart 2012 Perşembe

Salas meyhanemsi isiklarin bazilari yaniyor bazilari yanmiyor dogal olarak yoksa karanlik olurdu :)İçerinin atmosferi hani Türk sinemasında görürüz de nerde bu meyhaneler be ya dediğimiz türden varmış yani neyse turk sanat musikisinden, yaz aksamlarindaki hafif rüzgar gibi sesini dinlettiriyor.Toplamda 10 masali yerde 6 masa dolu kalabalık olmayan kulakları sağır etmekten cok fiskos halinde konuşan insanlar...Kapının sol tarafında oturan adam dikkatimi çekiyor; taburesinde dik oturmuş daha cok bu dikkatimi çekti dersem yalan olmaz lan o küçücük taburelerde 8 yasından büyük insan gayet de kambur oturur neyse bakmaya devam ediyorum. Seçtiğim masa kapının sağ tarafındaki masanın çaprazı adamımı çaktırmadan dikizleyebiliyorum. Arada bilgisayarımda bişeyler yapıyormuş havası...Adam rakısını havaya kaldırıyor ağzına götürüyor öyle bardak havada 5 saniye kadar bardakla bakışıyor, bardağın yarısını gup mideye. Arada gözlerini kapatıyor, şarkıya eşlik eder gibi mimik hareketiyle başını sallıyor. Adamın üstü bası ahım şahim değil, ayakkabısı gayet düzgün,suratında hafif kirli sakal,saçları James Dean havasında hatta biraz daha uzun ellini saclarına götürüp karıştırır gibi yaptı, bittim hareketine öyle seksi çekici yani çekildim o kadar diyim?!Adamın telefonu çalıyor öyle elinde telefonu açmadan bakıyor.'Tamam' dedim bu sevgilisiyle kavga etmiş kendini buraya atmış.Acmadı telefonu bu sefer masanın üstüne koydu.O ne?kafayi çevirdiği gibi bakışlarımız ortada yapıştı clup bakışımı hemen başka yöne çevirip durumu kurtarma çabam ne kadar başarılı oldu bilmiyorum. Adam, benim bulunduğum masaya bakışlarını dikti çevirmiyor içimden bildigim tüm küfürleri kendime sıralarken sanki bilgisayardan bişeyler okuyormuş süsü veriyorum kafayı kaldırıp da bakamıyorum. Gözümün ucuyla baktım...


TO BE CONTIUNED

Gitme

Onları, bırak mutsuzlar
Seni de çekecekler
İnanma onlara, istiyorlar sadece.
Kullanıp atacaklar
Bensiz olmanı istiyorlar
Anlamıyor musun
Gerçek olan herşeyden uzaklaştıracaklar
Gerçek onlar için eğlence
Boş bedenlerdeki dokunuş
Sendeki sevgiyi istiyorlar
Kirletme sevgilim.
Bizi onların eğlencesi yapma
Bırak sahte eğlencelerine devam etsinler
Elini ver
Hissettiğin duygu gerçeğin kendisi



27 Şubat 2012 Pazartesi

SEVİŞ

Ağladığın
Haykırdığın
İsyan ettiğin
Soru sorduğun
Düşündüğün
Var olduğun
Söylediğin
Şarkılar için
SEVİŞ...



20 Şubat 2012 Pazartesi

Öylece bıraktığın gibi...

Duvar gibi soğuktum
Tepkisiz,
Öylece bıraktığın gibi...
Bir çocuk gibi kaybolmuş,
Şaşkın ve korkmuş.
Öylece bıraktığın gibi...
Dudaklarım da derin çatlaklar,
Çöl de kavrulmuş gül gibi,
Son öpücüğünden kalan iz gibi...
Ve aldığım nefes,
Yaşadığım son " AN " gibi.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Love End...

Yine mi geri dönüş çabaları?Yapma ya!Ne arsız ne utanmaz(kelime anlamı aynı olsun üstüne basa basa yazıyorum)bir adamsın yada adam değilsin(mahluk diyim en iyisi)
Pişkin pişkin telefon da havadan sudan konuşup sonra "Seni Özledim" diyor üstüne "kendine iyi bak,görüşürüz." bak sen özlemiş de kendime iyi bakacam ve görüşeceğiz.Türkçe meali: Kapımı araladım her an açılabilir ve kendine iyi bak ki görüşmeme değer olsun.
İçimdeki ses Viola:
-Abartma söylediklerinde kötü niyet yok.
-Peki viola kendimi ümitlendirim kapıyı açtığında da kollarımı açıp kabul edim hıı.Kendim için yapabileceğim en iyi şey ona karşı dolduruşa getirip ondan soğumam ve bu konu da beni anlayacak parodi olur.
Parodi:
-Evet doğru olanı yapıyorsun violaparodi devam et yanındayım.


Bire deyyus arkadan beni itip dizimi kanatıp kaçmadın mı?Ayağa kalkmış üstümü başımı temizlerken tekrar karşıma çıkıyorsun.
Parodi:
-Terketmesi, aşkın bitmesi; arkadan vurduğu anlamına mı geliyor?O kadar da değil!
-Parodi beni sinirlendirme.Sanki ben bunları yaşarken, bunları düşünürken,acısını yaşarken içimde değildin de tatile mı gitmiştin? Benim derdim; bu adamla tartıştık hatta fazla büyümeden de kapanmıştı, seviştik, koklaştık, konuştuk, öpüştük...ertesi günü bu ipsiz lak diye ayrılalım demedi mi? Bahanesi tartışmamız, anlaşamamız. Zepenk derim, yeseydi de sevişmeden söyleseydin.Anladın mı parodi? Hii simdi de dersin ki; sen de sevişmek istemedin mı? O an istedim parodi aması var.Eğer ayrılmak istediğini söyleyip sevişmek isteseydi istemezdim zaten yapamazdım.Veda sevişmesi bana göre değil kalbim parça parça olmuşken, kalbim yokken sevişemezdim.
Parodi:evet biliyorum,fakat kendini hirpalamani istemiyorum. Senin yani bizim hissettiğimiz "aşk" idi; ama yaşandı ve bitti demek nedenini sorgulamadan bırakmak istiyorum.

Viola:askın için herseye değmez mı anlamıyorum sizi.Neden savaşmıyoruz?neden pes ediyoruz?...
-ask için herseye deger viola.fakat askın için vazgeçtiğin her deger zamanla senden daha büyük parçalar kopartiyorsa vazgeçme vaktidir. 

4 Şubat 2012 Cumartesi

Vedalaşma Zamanı

Bazen insanın kendisi bile fazla gelir kendine. Bugünümü,yalnizlığıma hediye ettim.Viola ve parodi yani içimdeki cadıları da izin verdim.Bu ayrılık artık canımı acıtacağı kadar acıtsın içimdeki kül kavanozunda ki yerini alsın.Bir küçük açarım meze falan işte ne keyif be ayrılığın iyi yanı da bu:KENDİMİ DÜŞÜNÜYORUM.Hatırladıklarım "o" olacak ama "o" olmadan "o" nu nasıl sevdiğimi, haykıracam, sevişmelerimizi, tartışmalarımızı, bakışmalarımıza ben veda edeceğim:
-Biz gülerdik; sen elinle başımı göğsüne bastırırdın...
-Biz yürürdük; ellerimiz birbirine kenetlenirdi...
-Biz öpüşürdük;dudaklarımız mührümüzdü...
-Biz hayal kurardık, sevişirdik sonunda hayalimiz gerçekleşirdi...
-Biz konuşurduk; birbirimizi dinlerdik...
-Biz tartışırdık;sen kapıyı çeken olurdun...
...
-Biz biz biz biz biz olamayacağız artık
-Biz veda ettik.
Tartışıyorduk, kavga ediyorduk, ayrılıyor ve ağlayarak çıkmaz sokaklarda tekrar sevişiyorduk.Biliyorum bu sefer ki öyle olmayacak.Sen başka kapılar açmaya karar verdin BENSİZ.
İçiyorum şerefime, içiyorum şerefsizliğine mezem şarkılar;
Büyük İnsan-
Aşk her defasında bulunuyor
Bırakırım zamanı öyle biraz da
Sen olmadan da yine geçer nasılsa
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun ama o zaman gülüyordun...
Seni Severdim-
Sen hisli korkak savaşçı
Aşkı kime satmış hain
Here with me-
I don't want to call my friends
They might wake me from this dream
Don't Speak-
Its all ending
We gotta stop pretending
...