Salas meyhanemsi isiklarin bazilari yaniyor bazilari yanmiyor dogal olarak yoksa karanlik olurdu :)İçerinin atmosferi hani Türk sinemasında görürüz de nerde bu meyhaneler be ya dediğimiz türden varmış yani neyse turk sanat musikisinden, yaz aksamlarindaki hafif rüzgar gibi sesini dinlettiriyor.Toplamda 10 masali yerde 6 masa dolu kalabalık olmayan kulakları sağır etmekten cok fiskos halinde konuşan insanlar...Kapının sol tarafında oturan adam dikkatimi çekiyor; taburesinde dik oturmuş daha cok bu dikkatimi çekti dersem yalan olmaz lan o küçücük taburelerde 8 yasından büyük insan gayet de kambur oturur neyse bakmaya devam ediyorum. Seçtiğim masa kapının sağ tarafındaki masanın çaprazı adamımı çaktırmadan dikizleyebiliyorum. Arada bilgisayarımda bişeyler yapıyormuş havası...Adam rakısını havaya kaldırıyor ağzına götürüyor öyle bardak havada 5 saniye kadar bardakla bakışıyor, bardağın yarısını gup mideye. Arada gözlerini kapatıyor, şarkıya eşlik eder gibi mimik hareketiyle başını sallıyor. Adamın üstü bası ahım şahim değil, ayakkabısı gayet düzgün,suratında hafif kirli sakal,saçları James Dean havasında hatta biraz daha uzun ellini saclarına götürüp karıştırır gibi yaptı, bittim hareketine öyle seksi çekici yani çekildim o kadar diyim?!Adamın telefonu çalıyor öyle elinde telefonu açmadan bakıyor.'Tamam' dedim bu sevgilisiyle kavga etmiş kendini buraya atmış.Acmadı telefonu bu sefer masanın üstüne koydu.O ne?kafayi çevirdiği gibi bakışlarımız ortada yapıştı clup bakışımı hemen başka yöne çevirip durumu kurtarma çabam ne kadar başarılı oldu bilmiyorum. Adam, benim bulunduğum masaya bakışlarını dikti çevirmiyor içimden bildigim tüm küfürleri kendime sıralarken sanki bilgisayardan bişeyler okuyormuş süsü veriyorum kafayı kaldırıp da bakamıyorum. Gözümün ucuyla baktım...
TO BE CONTIUNED
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder