30 Ocak 2012 Pazartesi

viola ve parodi-2


parodi:
-ohhh uzun ağlaklı birkaç günden sonra hayır yani sen farkında değilsin ama vücut bütünüyle ağladı ter attı
viola:
-tamam yıkandım uzatma şimdi mis gibiyim
-Senin için söylemesi kolay kokunun içinde yasayan benim
-tamam kendimi bırakmıcam sana daha güzel bakacam,ulan yalnızken bile rahat rahat kokamıcam bee
-kes artık,benim demek ıstediğim tam da bu; kendini düşünüp ağlamıyorsun ki hem zaten sorun ağlaman da değil yemeden içmeden kesilip yaşamıyormuş gibi yapman...
-tamam da hazmedemiyorum 2,5 senenin ardından böyle mi bittecekti?!
-nasıl bitmesi gerekiyordu?"Canımsın seni çok seviyorum sensiz hayat nasıl geçecek bilmiyorum ama ben hayatından çıkıyorum,HOŞÇAKAL baby."
-Güldürüyorsun parodi
-Sen de beni bitiriyorsun!bazen o kadar salak oluyorsun ki başkasının iç sesi olasım geliyor
-öhüü sen de bırak beni sen de terket hatta "o" nun iç sesi ol
-Anam sıctık gözünü sevim en başa döneyim deme...TAMAM SUSTUM
viola:
-Arabeskin böğründeyim

...To be continued...

26 Ocak 2012 Perşembe

Yan etkisi var...


Bazı şarkılar,sözler,melodiler,müzikler her neyse; yaşayan her hücreme dokunduğunda işte o an...durup düşünme yalnız kalma zamanıdır. Bazen konu olur hani "yalnızlığa hiz dayanamam aman aman"diyenleri anlamam mümkün değil.Duyuyorum"sana ne"mi dediniz bana ne değil işte yaradılışa ters.Doğarken ve ölürken yalnız değil miyiz?"Yalnız Değiliz"cevabını verenler toplanın ve yalnız kalmayın olur mu?
"Lan psikopat mısın yalnız kalmaya takmış?!"ya da bıyığını kaşıyıp"yavrum yalnız da kalırız!!!"diyenler olacaktır :)
Kendi kendime parti vermek kulağa tuhaf gelse de değil.Müziğin sesini açıp çılgınlar gibi dans etmedin mi?Asıl eğlence bu
Kendi kendine espri yapıp guldun hatta ve hatta aynanın karsısında"aptal!"dediğin muzip bir ifadeyle güldüğün olmadı mı?Asıl gülmek bu
Kendi kendine ağlayıp dertleştiğin "oh be içim rahatladı"dediğin olmadı mı?Asıl dertleşmek bu
Kendi kendine kime ne yaptığını hatta kendine ne yaptığını sordun mu düşündün mü?
Tekrar okuyunca tuhaf geldi"Hadi ordan deli"demeden önce düşün; arada kendini kendinle bırakacağın ödülü esirgeme...Bu seni daha iyi ve mutlu bir insan yapacak garantisi benim.(İnandınız mı??he he he belki buna da inanırsınz:Ben ben kimdim ben ya?!Yan etkileri:Abartıldığında bunama kendini bilmezlik)

viola ve parodi:karşınızda


Koşuyor muyum yürüyor muyum bilmiyorum niye bu daracık yoldan gidiyorum????Parodi:
-Ağlıyorsun kimsenin seni görmesini istemediğin için...
Ben(viola):
-Suusss ya suuus herşeye cevap verme,bir moral ver
-Beni mi dinledin.Hayır aslında ben sen demek oluyor ama iç sesin olarak bana gereken önemi vermediğini söylemeliyim
-Ya ne be?Söylediklerini dinleseydim ne yani terkedilmeyecek hatta adatılmış olmayacak mıydım?
-Tamam haklısın üzüntün yine aynı olacaktı,belki kendini az salak gibi hissederdin.Tabi bu da seni daha güçlü yapabilirdi.
-Ağlıyorum işte hem de böğüre böğüre sümüklerim aka aka,acımı hissediyor musun sen de hissetmezsen artık!
-Ben senim unuttun mu?Hissediyorum acı bütün ruhunu ele geçirmiş bedenin titriyor,bu acıyı 10 dk daha yaşaman herseyi yapabileceğin anlamına geliyor anlıyor musun?Gözünün yaşlarını sil kendimizi hemen eve atalım.Yoksa sen kendini başka bir yerden atabilirsin, hayır yani ben de bok yoluna gidecem.Şaka şaka 
-Gerizekalısın,gerizekalıyım
-İşte bak yavaş yavaş kendine geliyorsun espri bile yaptın.
-Espri değildi.
-...To be continued

23 Ocak 2012 Pazartesi

Sadece seni sevmek değil


Sadece seni sevmek değildi
Duygum
Öylece sevmek olması gerektiği için
Kuşu,böceği,ağacı...
Sadece seni sevmek değildi
Dudaklarım öylece öpmedi
Annemi,kardeşimi,arkadaşımı öper gibi...
Diyebildiğim sadece seni sevmek değil bu.
Anlatmam nafile biliyorum, biliyorsun
Sadece seni sevmek değil bu.

19 Ocak 2012 Perşembe

Kırmızı Ojeleriyle Annem


Annem şöyle demişti "Sevmek ve sevilmek istiyorsan ilk önce kendini seveceksin"...sin...sin.
İçimde her kelime birbirinden farklı yankılandı yankılandı ve büyüdü ki yüreğimin acıdığını hissettim.Aslında doğru olan şuydu:annemin kendini sevdiğini gördüm.Peki ben bunu öğrenmiş miydim?!Hayır.Bana, beni sevdiğini gösterdi mi bana hissettirdi mi?Ya hayır öğretmediğin şeyi bana basit bir matematik sorusunu cevaplar gibi öğretemezsin.Küçüklüğümden hatırladığım anılarımda annem:kendini seven,kendine güvenen,gezen,eğlenen hayatını istediği gibi yaşamaya çalışan ilk tanıdığım kadındır.Büyülenmiş bir şekilde annemi izlerdim...ayaklarına giydiği ayakkabıları, üzerindeki pileli dökümlü eteği, üstündeki bluzu sarı saçları kırmızı ojeleri ve parfümü beni masallar diyarına götürürdü.Ben kendi masallarımda yaşarken annem çoktan dışarı çıkmış olurdu.O zamanlardan bana öğrettiği asıl duygu terkedilme... beni daha fazla severse dışarı çıkmaz ve benimle kalmayı tercih eder diye düşünürdüm.Kendimi daha fazla sevdirmek için çabalamam gerektiğini düşünmüştüm..Beni ben olduğum için kim severdi  ki??Çabalamazsam kimse...

Uzunca bi süre sonra öğrendiğim ve benim için değerli olan öğretim:Ben bir değerim ve her insan doğduğu andan itibaren bir değerdir.Değerini bilmen ve kullanman sana kalmıştir.Hayatın sana değer vermesini istiyorsan değer vermeyi bilecek, hayatta kalmak istiyorsan değerlenmeyı öğreneceksin...

18 Ocak 2012 Çarşamba

Çok geç olmadan okuyun!

İlişki yaşadığı için karşısındaki kişiye-dikkat kişi diyorum sevdiği demiyorum öhüü-ilişkinin hatırına ayyy aşşkıım bitaneem gibi yegane kullanılacak kelimeleri"naber"der gibi kullanan yegane ınsanlar(ayrıca telafuz konusunda da fark yaratacak tonlama vurgulari takdire şayan)size seslenmek istedim:
-Fransızca,italyanca da bu tarz kelimeler daha janti söyleniyor.Gerçek...Deneyin çok eğlenecek hatta oralara gitmek isteyeceksiniz.
Yemin ederim diğer dillere musallat oldukları an milliyetçilik adına bır zafer kazanmış olacaz.Bu bilgilendirme yazısını herkese gönderelim.Lütfen başıma gelmez demeyin...
(Bu konuyla ilgili bilgilendirme yazılarıma devam edecem...)

10 Ocak 2012 Salı

Şeytanın Modayla Oyunu

Kaçtım zannettiniz değil mii?Heeyt be kaçar mıyım!Tamam aslında kaçmayı düşündüm inkar etmiyorum:)Kanlı canlı konular bulup merakınızı cezbetmek zor işmiş arkadaşlar...Modayla ilgili konuşmak yersiz geliyor.
"Aman 'ŞEKERLER'bu sezon mutlaka pijama alıp giymelisiniz ayyy ayyy ayyyy hiç kaçmaz ben şimdiden 2 tane aldım bile yehheee...çok rahatlar evdeki konforu dışarda size vaadediyor.mıc mıc mıc"
Sponsor bağlıyorsun,para alıyorsun bedava giyinip yiyorsun daha ne olsun yazmak sana güzel ne diyim?alan memnun veren memnun...Hiç bana göre değil.Moda uğruna maymunun makyaj yapmış hali gibi ortalıkta gezinemem.Ben de çıplak gezmiyorum modadan giyiniyorum aması var.(Kendi atölyem olmadığına göre!!!)Şöyle vurgularsam:

-Ssen ne diyossun?!KKacar mı?Kkaptım hemen yaniii...(bazı harfler uzatılıyor "s"tıslanarak eko veriliyor)
-Ayy inanmıyorum!Nerden aldın?Vvaryaa senden korkulur daha o gün kkonuştuk hangi arada aldın.AAlemsin valla...
-mıc mıc mıc

Ben böyle bir konuşmanın içine edim,yanımda böyle konuşanı da dilini ikiye ayırırım(gercekten tıslayarak konuşmak zorunda kalır)Uyarıyorum...
Modanın şeytanın oyunu olduğunu düşünüyorum.Gittikçe artan fanatik takipçiler,moda bilirkişileri(yakında bilim dalı olarak litarütüre koyacaklar....)sebil gibi türeyen modacılar falan falan...Ulan kadın dediğin modaya yakındır da içine sıçmanın alemi yok.Tv programında bunlar:Ayy hhayatım sana kırmızı yakışmamış, cık bu çanta hiç olmamış...Kendi kendime diyorum katılan memnun hakaret eden memnun sana ne?Manyak mıyım neyim bilemedim.Onların yerine utanıyorum onların yerine, yerimden sidik yarıştırıyorum.Bu arada izlediğim reklam arası zap sırasında denk düşmüşse...Daha da neler oluyordur da şükür ki bilmiyorum.Tanrım beni koruyor :)
Modanın etki çemberi keşke sadece giyim olsaydı...İnsan formuna kattığı ütopik etkisi korkutucu...