24 Aralık 2011 Cumartesi

Çirkinleşme...!

Yahu neydi neden tartıstık ki biz hatırlamıyorum!Saçını başını yolmak, yumruklamak istiyorum.Şu anda ondan nefret etmeyi becerebiliyorum sevdiğim kadar.soğukkanlı katil sanki, planlanmış cinayet gibi.Duygularımı kesip biçiyor,hesabını soramıyorum,soramıyorlar.Bana duyguların bitmiş diyorsun ulan pezevenk nasıl duygudur ki bir gün öncesinden deli dolu sevişebiliyorsun.Bağırıyorum:
-Ben orospu muyum? yüzünü ekşitmiş bana acıyarak bakıyor.
-Neden öyle bakıyorsun?
-Sana bu sözleri hiç yakıştıramadım, çirkinleşme!!!!
-Ben çirkinleşiyorum öyle mi?
-Duygularım eskisi gibi yoğun değil diye ben mi suçlu oldum.Ne yapabilirim??!
-Doğru çirkinleştim artık ne tuhaf sevdiğim elimizi şıklatıp birden bire duygular bavulunu toplayıp gitti.
-Saçmalamaya başladın...
-Evet senin için saçmalıyorum.Sen de kalmış tüm duygularımı bavuluma koyup gidiyorum.
...
Gitmek istemediğim halde öyle ayaklarım gidiyor...Bazı organlarım mantıklı hareket etme kabiliyetine sahip, istemesemde...
Ulan sizde vurun hiç benim istediğim gibi olmasın zaten, anasını yandığımın dünyasında..

22 Aralık 2011 Perşembe

Ailemin şiiri



Hayatın keşmekeşliğine inat duygularımın tadına bakmak ve geçmişimi canımı acıtmadan hatırlamak...bu şarkıyla mümkün.
Hatırlıyorum ingilizcenin dilimde dönme ıstırabının tam ortasında yine beni kurtaran "zombie"şarkısıyla ergen dönemler...İsyanımı babamların anlamayacağı dilde dile getirmek beni cezbediyordu.Hatırlıyor musun baba?arabanın ön koltuğuna oturmayı hiç sevmezdim.Sen"Otur şuraya adam gibi"derdin.Oturmak istememin sebebi tuhaf bir o kadar hassastı:utanırdım arabası olmayan insanların beni görmesini istemezdim.Konuşamazdım içimdeki duyguları sana anlatabilmek çok zordu be babacığım.Beni neden duymak istemediniz?Hep "sus çocuklar cok konuşmaz"dediniz.Verdiğiniz konuşmama terbiyesi nelere mal oldu?Farkettiniz mi?Beni farkettiniz mi?Ben hep farkındaydım babamın öfkeli olduğunu bakışlarıyla konuşur hayır hayır bağırırdı...Kalbim öyle hızlı çarpardı ki sonunda yerde bulurdum kendimi...Ben bakarak konuşmayı öğrenmiştim artık öğrendiğimi en iyi şekilde savunma tekniğim olarak kullanır olmuştum.Babam her kızdığında bakışlarımı bakışlarına diker altyazı geçer şekilde??? babam anlardı daha da fena sinirlenirdi.Ablam"bakma ne olur bakma boşver"derdi.Bakmaya devam edecem! kişiliğimle sessizce karşısında durduğumu farkediyor.Babacığım,ben burdayım:görüyor musun?duyuyor musun?hissediyor musun?Farkında mısın?????????
Dedim ya canımı acıtmadan geçmişi (şimdilik)bu kadar hatırlamak en güzeli!Şarkıya devam...

Dipnot:Bu arada kişiliğime edim,aklıma geldi de bakışlarımla alt yazıyı decodersiz çözen babamın attığı şamarlar...Ahhh yüzüm hissetmezdim ama yine bakışlarımı çekmezdim şamarın şiddeti artar sonunda ağlamamak için yüzümdeki alaycı ifade donar bakmaya devam...Madolyon taktılar sanki seni farkettiklerinde.

6 Aralık 2011 Salı

sessiz cıglık

sessiz bir çığlıktı
benden olan
gözyaşlarımla sessizce sulanan
büyümeyi heves içinde beklerken
benden olan
sessiz bir çığlıktı çocukluğum.

büyümeyi seçmedim ki
konuşabileyim...
çığlıklarımın cefasını kağıda
sessizliğimin suçunu kalemime,
sırtıma çocukluğumu,
ağzımda bitmeyen şekerin tadı,
dudağımda çocuksu gülümsememle,
yazmaya devam ettim...(vp)


1 Aralık 2011 Perşembe

Koca buldum...ıyyk

Anlayamıyorum, beynim bu ara kontağı kapattı.Ciddi söylüyorum 2 kelimeyi bir araya getirip düzgün cümle söyleyemiyorum.Yazdığım her yazıyı karalamaya yazıyorum üstünden düzeltiyorum.Acınası durumdayım.Yürürken ya bişeye takılıyorum tökezliyorum yada çarpıyorum.Şu vücudumu gören olsa 1.şık "vay be hard sex hııı"2.şık"zavallı dayak yiyor vah vah"
Kendi kendimle o kadar çok konuşuyoum ki (iç ses denir ya ben bir adım daha ileri gidip isim bile taktım:parodi)lan yakında hastaneyi boylayacam.Beni ispiklicek olan kişiyi ilan ediyorum:Eşim.
Ama bununla ilgili açıklamayı bir borç bilirim.Neden 2 eşli yaşıyorum?(Eşim+parodi)Eşim demek tuhaf oldu ben kısaca kendisine herif diyorum.Herif dışardan bakıldığında gayet modern,yakışıklı,çalışkan,evine bağlı,içkisi kumarı yok.Ama bildiğin psikolojik vaka.Durum böyleyken benim herifle diyolog şalterlerimiz kapalı oluyor.Benki konuşmadan gülmeden duramam durmuyorum devreye parodim giriyor yahu ne eğleniyoruz gırgır şamata,ağlıyoruz, böğüre böğüre şarkılar söylüyoruz,plan kurup planı gerçekleştirmeden başka plan yapıyoruz.peyyyheehheeyt
Düğün arabaları görüp yakında görürsünüz anca dvd den izlersiniz karşılıklı göbekler atıp şarkılar söylediğiniz gülüşüp 32 dişle öpüştüğünüz anları...Salağın teki(umarım tek tüklerdir)düğün arabasından böğürüyor"evleniyorum ben hehehehe evleniyorum ben koca buldum ben koca buldum"yanındaki mala bakıyorum yani koca.32 dişiyle sırıtıyor karı onu gösteriyor adam hala sırıtıyor.Karı, arabanın camından göğsüne kadar sarkmış, Parodi"yanından araba öyle bir geçsinki bedeni usulca ikiye ayrılıp kocaya lazım olan bedenin bir bölümü, diğer yarısı ise alana geçmiş olsun deriz.Parodi bazen beni korkutuyor anlık fantezileri sınır tanımıyor.Neyse esas şeyin yırtılmamış olsa o böğürmeye kesin yırtılmıştı.Ruh hastası niye koca buldun diye yada evleniyon diye götüne zil taktın.Böyle malları görünce sinirleniyorum...ıyyyy