9 Nisan 2012 Pazartesi


'OOOH' dedim başka yere bakmaya başlamış hatta rakısını yenilemiş,ulan bende içecem tek basıma içmeyi sevmem ama zaten tek basıma içmiyorum adama eşlik eder gibi içecem.Adamın sıkıntısı ne?Merak bastı beni...içimdeki duyguyu bastiramiyor icim icimi yiyorum.Hamle yapıp adamla konuşmam gerekiyor düşünürken telefonla konuşmasına ortak oldum'adi 'Mehmet' e-mail adresini verirken duydum yuupppi.Manyak miyim neyim?Bana ne elalemin adamından diye düşündüm ki hemen düşüncemin saçmalığını anladım. Hayatima her giren erkek-kadın elalem olduguna göre 'devam et kızım' dedim. Konuşması bitti sonunda etrafa bakıyor tam sırası diye düşünürken boş ve dalgın olduğunu anlamam uzun sürmedi. Nitekim garson üç kez seslendi görmüyor duymuyor, en sonunda garson eğildi daha yüksek sesle 'isteğiniz birşey var mı?' diye sordu Mehmet irkildi eliyle yok işareti yaptı alelacele. Sonra baktı çat yakalandım bu sefer ve gözlerimi kaçırmadan bakmaya devam ettim. Bakistigimizi Mehmet bile sonradan farketti. Yanağımdaki gamzem gözükecek kadar gülümsedim ve bakışlarımı yavaşça bilgisayarıma çevirdim. Bunu yaparken arsız bakışımdan dolayı kıpkırmızı oldum ateş bastı tuvaletim geldi ve kalbimin atışı gözbebeklerimden anlaşılıyordu. Düşündüm de kendi kendine adrenalini ziplatip hoplatma yeteneğine sahipmişim, tebrik ederken kendimi yerde bir çift ayakkabıyı gördüm kalbim yerinden fırlamış ayakkabılara bakmaya devam ediyorum kalbimi arıyorum bir yandan, garsondur kafayı kaldır artık!!! "pardon" kelimesini duymam! bu ses o o o onun sesi! Yok ben bu heyecana dayanamicam salağım kendim kaşındım içimden konuşurken kafayı kaldırmış yüzümdeki ifade bir çocuğun annesinin karnından çıktığını duyduğundaki şaşkın ifadeyle aynı! gözlerim büyümüş farkında olmasam da hafif ağzım açık sanki adama bakan değilmişim gibi o kadar yani. Mehmet gülümsüyor ve bana bakıyor allahım yerin dibinden sana geliyorum. Konuşmaya başlamadan gülümsemesindeki sesi duydum. Benim olmalısın içimden bağırırken bu tek gecelik bile olabilir! Mehmet: 'bana iyilik yapar misin? ( sıçayım son seçeneği söylemez olaydım) Bakmam gereken önemli mail var bilgisayarından bakabilir miyim?' bu sefer müzip bir şekilde gülümsüyor. Allahım kusura bakma yanına gelmekten vazgeçtim başka sefere! Aptal şaşkınlığımda verdigim cevap 'eee bakabilirsin' dedim. Sandalyeyi benim yanıma doğru hızlıca çekti, ben, bilgisayarı önüne koydum sanki dilimi yutmuşmuşum. Bacaklarini açarak, rahat bir şekilde bilgisayarda bişeyler yazmaya başladı. Eğilmesiyle yaydığı parfümü anlatamam yani tek diyeceğim haksız tahrik. Ben ne mi yapıyorum?sanki umursamıyormuş gibi sigaramı yaktım dumanı bir üfleyişim var ki oruspu bile yanımda daha doğal kalır bunu düşünmemle dumanın boğazıma kaçması bir oldu. Yukardaki beni duydu, söylediğimi gayet de ciddiye aldı? beni yanına hem de yerin altından çağırıyor. Bu durumun başka açıklaması olamaz.Oyle böğürerek hönkürüyorum ki adamım yerinden zipladi "ne ne oldu?boğazında bişey mi kaldı?" konuşamıyor nefes alamıyorum seslerden anladığım götümden nefes almaya çalıştığım. Amanin adamım arkadan kavradigi gibi mideme bastırıyor! yok bu kadarı fazla Allahım tamam hazırım geliyorum, zati adamımla sevismis kadar oldum. 'Hiiiyk hiiiiyk' dedim ve hala dünyadayim elimi kaldırdım.
TO BE CONTINUED

29 Mart 2012 Perşembe

Salas meyhanemsi isiklarin bazilari yaniyor bazilari yanmiyor dogal olarak yoksa karanlik olurdu :)İçerinin atmosferi hani Türk sinemasında görürüz de nerde bu meyhaneler be ya dediğimiz türden varmış yani neyse turk sanat musikisinden, yaz aksamlarindaki hafif rüzgar gibi sesini dinlettiriyor.Toplamda 10 masali yerde 6 masa dolu kalabalık olmayan kulakları sağır etmekten cok fiskos halinde konuşan insanlar...Kapının sol tarafında oturan adam dikkatimi çekiyor; taburesinde dik oturmuş daha cok bu dikkatimi çekti dersem yalan olmaz lan o küçücük taburelerde 8 yasından büyük insan gayet de kambur oturur neyse bakmaya devam ediyorum. Seçtiğim masa kapının sağ tarafındaki masanın çaprazı adamımı çaktırmadan dikizleyebiliyorum. Arada bilgisayarımda bişeyler yapıyormuş havası...Adam rakısını havaya kaldırıyor ağzına götürüyor öyle bardak havada 5 saniye kadar bardakla bakışıyor, bardağın yarısını gup mideye. Arada gözlerini kapatıyor, şarkıya eşlik eder gibi mimik hareketiyle başını sallıyor. Adamın üstü bası ahım şahim değil, ayakkabısı gayet düzgün,suratında hafif kirli sakal,saçları James Dean havasında hatta biraz daha uzun ellini saclarına götürüp karıştırır gibi yaptı, bittim hareketine öyle seksi çekici yani çekildim o kadar diyim?!Adamın telefonu çalıyor öyle elinde telefonu açmadan bakıyor.'Tamam' dedim bu sevgilisiyle kavga etmiş kendini buraya atmış.Acmadı telefonu bu sefer masanın üstüne koydu.O ne?kafayi çevirdiği gibi bakışlarımız ortada yapıştı clup bakışımı hemen başka yöne çevirip durumu kurtarma çabam ne kadar başarılı oldu bilmiyorum. Adam, benim bulunduğum masaya bakışlarını dikti çevirmiyor içimden bildigim tüm küfürleri kendime sıralarken sanki bilgisayardan bişeyler okuyormuş süsü veriyorum kafayı kaldırıp da bakamıyorum. Gözümün ucuyla baktım...


TO BE CONTIUNED

Gitme

Onları, bırak mutsuzlar
Seni de çekecekler
İnanma onlara, istiyorlar sadece.
Kullanıp atacaklar
Bensiz olmanı istiyorlar
Anlamıyor musun
Gerçek olan herşeyden uzaklaştıracaklar
Gerçek onlar için eğlence
Boş bedenlerdeki dokunuş
Sendeki sevgiyi istiyorlar
Kirletme sevgilim.
Bizi onların eğlencesi yapma
Bırak sahte eğlencelerine devam etsinler
Elini ver
Hissettiğin duygu gerçeğin kendisi



27 Şubat 2012 Pazartesi

SEVİŞ

Ağladığın
Haykırdığın
İsyan ettiğin
Soru sorduğun
Düşündüğün
Var olduğun
Söylediğin
Şarkılar için
SEVİŞ...



20 Şubat 2012 Pazartesi

Öylece bıraktığın gibi...

Duvar gibi soğuktum
Tepkisiz,
Öylece bıraktığın gibi...
Bir çocuk gibi kaybolmuş,
Şaşkın ve korkmuş.
Öylece bıraktığın gibi...
Dudaklarım da derin çatlaklar,
Çöl de kavrulmuş gül gibi,
Son öpücüğünden kalan iz gibi...
Ve aldığım nefes,
Yaşadığım son " AN " gibi.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Love End...

Yine mi geri dönüş çabaları?Yapma ya!Ne arsız ne utanmaz(kelime anlamı aynı olsun üstüne basa basa yazıyorum)bir adamsın yada adam değilsin(mahluk diyim en iyisi)
Pişkin pişkin telefon da havadan sudan konuşup sonra "Seni Özledim" diyor üstüne "kendine iyi bak,görüşürüz." bak sen özlemiş de kendime iyi bakacam ve görüşeceğiz.Türkçe meali: Kapımı araladım her an açılabilir ve kendine iyi bak ki görüşmeme değer olsun.
İçimdeki ses Viola:
-Abartma söylediklerinde kötü niyet yok.
-Peki viola kendimi ümitlendirim kapıyı açtığında da kollarımı açıp kabul edim hıı.Kendim için yapabileceğim en iyi şey ona karşı dolduruşa getirip ondan soğumam ve bu konu da beni anlayacak parodi olur.
Parodi:
-Evet doğru olanı yapıyorsun violaparodi devam et yanındayım.


Bire deyyus arkadan beni itip dizimi kanatıp kaçmadın mı?Ayağa kalkmış üstümü başımı temizlerken tekrar karşıma çıkıyorsun.
Parodi:
-Terketmesi, aşkın bitmesi; arkadan vurduğu anlamına mı geliyor?O kadar da değil!
-Parodi beni sinirlendirme.Sanki ben bunları yaşarken, bunları düşünürken,acısını yaşarken içimde değildin de tatile mı gitmiştin? Benim derdim; bu adamla tartıştık hatta fazla büyümeden de kapanmıştı, seviştik, koklaştık, konuştuk, öpüştük...ertesi günü bu ipsiz lak diye ayrılalım demedi mi? Bahanesi tartışmamız, anlaşamamız. Zepenk derim, yeseydi de sevişmeden söyleseydin.Anladın mı parodi? Hii simdi de dersin ki; sen de sevişmek istemedin mı? O an istedim parodi aması var.Eğer ayrılmak istediğini söyleyip sevişmek isteseydi istemezdim zaten yapamazdım.Veda sevişmesi bana göre değil kalbim parça parça olmuşken, kalbim yokken sevişemezdim.
Parodi:evet biliyorum,fakat kendini hirpalamani istemiyorum. Senin yani bizim hissettiğimiz "aşk" idi; ama yaşandı ve bitti demek nedenini sorgulamadan bırakmak istiyorum.

Viola:askın için herseye değmez mı anlamıyorum sizi.Neden savaşmıyoruz?neden pes ediyoruz?...
-ask için herseye deger viola.fakat askın için vazgeçtiğin her deger zamanla senden daha büyük parçalar kopartiyorsa vazgeçme vaktidir. 

4 Şubat 2012 Cumartesi

Vedalaşma Zamanı

Bazen insanın kendisi bile fazla gelir kendine. Bugünümü,yalnizlığıma hediye ettim.Viola ve parodi yani içimdeki cadıları da izin verdim.Bu ayrılık artık canımı acıtacağı kadar acıtsın içimdeki kül kavanozunda ki yerini alsın.Bir küçük açarım meze falan işte ne keyif be ayrılığın iyi yanı da bu:KENDİMİ DÜŞÜNÜYORUM.Hatırladıklarım "o" olacak ama "o" olmadan "o" nu nasıl sevdiğimi, haykıracam, sevişmelerimizi, tartışmalarımızı, bakışmalarımıza ben veda edeceğim:
-Biz gülerdik; sen elinle başımı göğsüne bastırırdın...
-Biz yürürdük; ellerimiz birbirine kenetlenirdi...
-Biz öpüşürdük;dudaklarımız mührümüzdü...
-Biz hayal kurardık, sevişirdik sonunda hayalimiz gerçekleşirdi...
-Biz konuşurduk; birbirimizi dinlerdik...
-Biz tartışırdık;sen kapıyı çeken olurdun...
...
-Biz biz biz biz biz olamayacağız artık
-Biz veda ettik.
Tartışıyorduk, kavga ediyorduk, ayrılıyor ve ağlayarak çıkmaz sokaklarda tekrar sevişiyorduk.Biliyorum bu sefer ki öyle olmayacak.Sen başka kapılar açmaya karar verdin BENSİZ.
İçiyorum şerefime, içiyorum şerefsizliğine mezem şarkılar;
Büyük İnsan-
Aşk her defasında bulunuyor
Bırakırım zamanı öyle biraz da
Sen olmadan da yine geçer nasılsa
Hatırla bunları sakın unutma
Diyordun ama o zaman gülüyordun...
Seni Severdim-
Sen hisli korkak savaşçı
Aşkı kime satmış hain
Here with me-
I don't want to call my friends
They might wake me from this dream
Don't Speak-
Its all ending
We gotta stop pretending
...






3 Şubat 2012 Cuma

viola ve parodi - kuaförcülük



Laylaylom amanda ne güzel olacakmışım.ohh be keyfim yerine gelsin değil mi kızlar! 
parodi:terapi başladı 
viola: aynen oyle ilk once saclar sonra iste devam edecek 
parodi:ulan şimdi sacları istediği renk olmazsa bize acı çektirecek viola:yani orası var aslında bugün sac boyasını alırken çok fikir verdim yorulmuşum erken yatim bye ay pardon iyi uykular 
parodi:ay pardonmus espri de yaparmis sen çok akillisin kaçamazsın delirme anında sen moral vereceksin bende size gülmek için burada olacam.
 -ikinizide tokusturacam şimdi daha boya kendini göstermedi bile artı kötü olursa olsun nolacak ki? parodi:hiiih gecen sefer neler yaptın? Kendinden geçtiğin için hatirlamaman normal!kizim hatirlasana kuaförü inlettin.Kuafor bozuntusu haketti o ayri!bu adamın yapacagı saçtan hayır gelmez tipinde hayır yok sıçan kuyruğunu bırakmış vidi vidi konuşuyor karilar da kıçı kaldirmis dedim mı?Dedim benden günah gitti diyemeden poposu yanmış tavuk gibi dolandık 
-ayyy tamam hatırlıyorum olanları tek tek anlatıp tekrar hatırlatmasan olmaz.Salaklara parami kaptırip kepaze olacağıma "kendim yaptım olmamış" dicem bak gor...Haydi şimdi yıkayalım ayyy çok güzel olacak hissediyorum 
parodi:aha sıctik viola nerdesin? Aha şimdi sictim 
To be continued

1 Şubat 2012 Çarşamba

viola ve parodi-4

Bııır çalışmak bu ara çok zor...Neden sevgiliden ayrılma izin günü diye birşey yok ki...En fenası zorunlu gülümsemem(ki sahte olduğu 100 m anlaşılır!)Anam yavsak müdür geldi.Görmemezliğe gel! yere bişey düşürmüş numarası oyalan yok gidecek gibi gözükmüyor.
-Napıyorsun?(hiç geeni gideni tövbe tövbe)
-Napalım idare ediyoruz!(malım ben kesin lan böyle cevap olur mu be terfi bile etmezler bu mallıkla)
-Yemeğe cıkmıyor musun?(idare ediyoruz dedim salağım)
-Hııı yooo cıkmayacam işler yoğun
-İş biter mı?Tek başına olur mu gel hadi ben ısmarlayacam.(tek başına olurmuymuş ble ble valla bu ara her şeyi tek başıma yapıyorum)
-Teşekkür ederim Faik Bey.Yemeği söyledim bile, alacağım olsun.Unutmam unutturmam hahaha
-Tamam o zaman başka sefere diyelim.Ben de unutmam haha
Parodi:Valla kusacam gııııy "unutmam unutturmam"bu repliği eski türk filmlerinde bile bulamazsın.
viola:Tamam üstüne gitme...
-Bak şıllıklara ulan siz bensiniz ben olmazsam siz yoksunuz manyak mısınız?
Parodi:Kusura bakma içsesin olsak da bazı yaşananar da biz yokuz.Hayır yemeğe çıkmak istemedin sonra ki kırıtma cilveli gülüş
-Napim?Bedenimin beğenme dürtüsünden istem dışı hareketleri de diyebiliriz aslında
viola ve parodi:terkedilme sendromunu atlatıyor,nitekim şeytanla aşık atmaya başladı.İyi iyi biraz saçmalaman da mahsur görmüyoruz...

To be continued...

viola ve parodi-3


İç sesim ve ben diyorum neticede 2 konuşma var:kimim bilmiyorum yoksa ikiside mı değilim!
Viola:arıyor ne yapım acım mı acmiyim mı?
Parodi:hih salak acmazsan beynimi zutecen.accccc geç olmadan
Serdar:naber nasıl olduğunu merak ettim
-alo iyiyim teşekkürler,merak etme sen nasılsın?
-iyi iyiyim isler bu ara yogun yoksa daha önce arayacaktim. Peki sonra konuşuruz o zaman
-görüşürüz
viola:nasıl soğuk konuştum di mi?kesin ağzımı yoklamak istiyor yoksa niye kem kum etsin ki
Parodi:olabilir ya da 2 gün yüzlerce kez arayıp cevap vermedi sonra üstüne de gariban arabesk dozunda garip gurup msj gönderdin yine senle muhatap olmadı vijdan yapmış ölüp ölmediğini öğrenmek için aramış da olabilir
viola:ay utanıyorum aslında acmamam gerekiyordu şimdi merak etmiş ne isime yarar bunları niye açmadan hatırlatmadın bana
parodi:ya bı git işine elin ayağın birbirine girdi ismini telde görünce cool yapmanın alemi yok şimdi
viola:sen bir pisliksin bu anın bile tadını cikarttirmadin ya
parodi:yapan sen ben söyleyince mı pislik oluyorum alla alla
To be continued

30 Ocak 2012 Pazartesi

viola ve parodi-2


parodi:
-ohhh uzun ağlaklı birkaç günden sonra hayır yani sen farkında değilsin ama vücut bütünüyle ağladı ter attı
viola:
-tamam yıkandım uzatma şimdi mis gibiyim
-Senin için söylemesi kolay kokunun içinde yasayan benim
-tamam kendimi bırakmıcam sana daha güzel bakacam,ulan yalnızken bile rahat rahat kokamıcam bee
-kes artık,benim demek ıstediğim tam da bu; kendini düşünüp ağlamıyorsun ki hem zaten sorun ağlaman da değil yemeden içmeden kesilip yaşamıyormuş gibi yapman...
-tamam da hazmedemiyorum 2,5 senenin ardından böyle mi bittecekti?!
-nasıl bitmesi gerekiyordu?"Canımsın seni çok seviyorum sensiz hayat nasıl geçecek bilmiyorum ama ben hayatından çıkıyorum,HOŞÇAKAL baby."
-Güldürüyorsun parodi
-Sen de beni bitiriyorsun!bazen o kadar salak oluyorsun ki başkasının iç sesi olasım geliyor
-öhüü sen de bırak beni sen de terket hatta "o" nun iç sesi ol
-Anam sıctık gözünü sevim en başa döneyim deme...TAMAM SUSTUM
viola:
-Arabeskin böğründeyim

...To be continued...

26 Ocak 2012 Perşembe

Yan etkisi var...


Bazı şarkılar,sözler,melodiler,müzikler her neyse; yaşayan her hücreme dokunduğunda işte o an...durup düşünme yalnız kalma zamanıdır. Bazen konu olur hani "yalnızlığa hiz dayanamam aman aman"diyenleri anlamam mümkün değil.Duyuyorum"sana ne"mi dediniz bana ne değil işte yaradılışa ters.Doğarken ve ölürken yalnız değil miyiz?"Yalnız Değiliz"cevabını verenler toplanın ve yalnız kalmayın olur mu?
"Lan psikopat mısın yalnız kalmaya takmış?!"ya da bıyığını kaşıyıp"yavrum yalnız da kalırız!!!"diyenler olacaktır :)
Kendi kendime parti vermek kulağa tuhaf gelse de değil.Müziğin sesini açıp çılgınlar gibi dans etmedin mi?Asıl eğlence bu
Kendi kendine espri yapıp guldun hatta ve hatta aynanın karsısında"aptal!"dediğin muzip bir ifadeyle güldüğün olmadı mı?Asıl gülmek bu
Kendi kendine ağlayıp dertleştiğin "oh be içim rahatladı"dediğin olmadı mı?Asıl dertleşmek bu
Kendi kendine kime ne yaptığını hatta kendine ne yaptığını sordun mu düşündün mü?
Tekrar okuyunca tuhaf geldi"Hadi ordan deli"demeden önce düşün; arada kendini kendinle bırakacağın ödülü esirgeme...Bu seni daha iyi ve mutlu bir insan yapacak garantisi benim.(İnandınız mı??he he he belki buna da inanırsınz:Ben ben kimdim ben ya?!Yan etkileri:Abartıldığında bunama kendini bilmezlik)

viola ve parodi:karşınızda


Koşuyor muyum yürüyor muyum bilmiyorum niye bu daracık yoldan gidiyorum????Parodi:
-Ağlıyorsun kimsenin seni görmesini istemediğin için...
Ben(viola):
-Suusss ya suuus herşeye cevap verme,bir moral ver
-Beni mi dinledin.Hayır aslında ben sen demek oluyor ama iç sesin olarak bana gereken önemi vermediğini söylemeliyim
-Ya ne be?Söylediklerini dinleseydim ne yani terkedilmeyecek hatta adatılmış olmayacak mıydım?
-Tamam haklısın üzüntün yine aynı olacaktı,belki kendini az salak gibi hissederdin.Tabi bu da seni daha güçlü yapabilirdi.
-Ağlıyorum işte hem de böğüre böğüre sümüklerim aka aka,acımı hissediyor musun sen de hissetmezsen artık!
-Ben senim unuttun mu?Hissediyorum acı bütün ruhunu ele geçirmiş bedenin titriyor,bu acıyı 10 dk daha yaşaman herseyi yapabileceğin anlamına geliyor anlıyor musun?Gözünün yaşlarını sil kendimizi hemen eve atalım.Yoksa sen kendini başka bir yerden atabilirsin, hayır yani ben de bok yoluna gidecem.Şaka şaka 
-Gerizekalısın,gerizekalıyım
-İşte bak yavaş yavaş kendine geliyorsun espri bile yaptın.
-Espri değildi.
-...To be continued

23 Ocak 2012 Pazartesi

Sadece seni sevmek değil


Sadece seni sevmek değildi
Duygum
Öylece sevmek olması gerektiği için
Kuşu,böceği,ağacı...
Sadece seni sevmek değildi
Dudaklarım öylece öpmedi
Annemi,kardeşimi,arkadaşımı öper gibi...
Diyebildiğim sadece seni sevmek değil bu.
Anlatmam nafile biliyorum, biliyorsun
Sadece seni sevmek değil bu.

19 Ocak 2012 Perşembe

Kırmızı Ojeleriyle Annem


Annem şöyle demişti "Sevmek ve sevilmek istiyorsan ilk önce kendini seveceksin"...sin...sin.
İçimde her kelime birbirinden farklı yankılandı yankılandı ve büyüdü ki yüreğimin acıdığını hissettim.Aslında doğru olan şuydu:annemin kendini sevdiğini gördüm.Peki ben bunu öğrenmiş miydim?!Hayır.Bana, beni sevdiğini gösterdi mi bana hissettirdi mi?Ya hayır öğretmediğin şeyi bana basit bir matematik sorusunu cevaplar gibi öğretemezsin.Küçüklüğümden hatırladığım anılarımda annem:kendini seven,kendine güvenen,gezen,eğlenen hayatını istediği gibi yaşamaya çalışan ilk tanıdığım kadındır.Büyülenmiş bir şekilde annemi izlerdim...ayaklarına giydiği ayakkabıları, üzerindeki pileli dökümlü eteği, üstündeki bluzu sarı saçları kırmızı ojeleri ve parfümü beni masallar diyarına götürürdü.Ben kendi masallarımda yaşarken annem çoktan dışarı çıkmış olurdu.O zamanlardan bana öğrettiği asıl duygu terkedilme... beni daha fazla severse dışarı çıkmaz ve benimle kalmayı tercih eder diye düşünürdüm.Kendimi daha fazla sevdirmek için çabalamam gerektiğini düşünmüştüm..Beni ben olduğum için kim severdi  ki??Çabalamazsam kimse...

Uzunca bi süre sonra öğrendiğim ve benim için değerli olan öğretim:Ben bir değerim ve her insan doğduğu andan itibaren bir değerdir.Değerini bilmen ve kullanman sana kalmıştir.Hayatın sana değer vermesini istiyorsan değer vermeyi bilecek, hayatta kalmak istiyorsan değerlenmeyı öğreneceksin...

18 Ocak 2012 Çarşamba

Çok geç olmadan okuyun!

İlişki yaşadığı için karşısındaki kişiye-dikkat kişi diyorum sevdiği demiyorum öhüü-ilişkinin hatırına ayyy aşşkıım bitaneem gibi yegane kullanılacak kelimeleri"naber"der gibi kullanan yegane ınsanlar(ayrıca telafuz konusunda da fark yaratacak tonlama vurgulari takdire şayan)size seslenmek istedim:
-Fransızca,italyanca da bu tarz kelimeler daha janti söyleniyor.Gerçek...Deneyin çok eğlenecek hatta oralara gitmek isteyeceksiniz.
Yemin ederim diğer dillere musallat oldukları an milliyetçilik adına bır zafer kazanmış olacaz.Bu bilgilendirme yazısını herkese gönderelim.Lütfen başıma gelmez demeyin...
(Bu konuyla ilgili bilgilendirme yazılarıma devam edecem...)

10 Ocak 2012 Salı

Şeytanın Modayla Oyunu

Kaçtım zannettiniz değil mii?Heeyt be kaçar mıyım!Tamam aslında kaçmayı düşündüm inkar etmiyorum:)Kanlı canlı konular bulup merakınızı cezbetmek zor işmiş arkadaşlar...Modayla ilgili konuşmak yersiz geliyor.
"Aman 'ŞEKERLER'bu sezon mutlaka pijama alıp giymelisiniz ayyy ayyy ayyyy hiç kaçmaz ben şimdiden 2 tane aldım bile yehheee...çok rahatlar evdeki konforu dışarda size vaadediyor.mıc mıc mıc"
Sponsor bağlıyorsun,para alıyorsun bedava giyinip yiyorsun daha ne olsun yazmak sana güzel ne diyim?alan memnun veren memnun...Hiç bana göre değil.Moda uğruna maymunun makyaj yapmış hali gibi ortalıkta gezinemem.Ben de çıplak gezmiyorum modadan giyiniyorum aması var.(Kendi atölyem olmadığına göre!!!)Şöyle vurgularsam:

-Ssen ne diyossun?!KKacar mı?Kkaptım hemen yaniii...(bazı harfler uzatılıyor "s"tıslanarak eko veriliyor)
-Ayy inanmıyorum!Nerden aldın?Vvaryaa senden korkulur daha o gün kkonuştuk hangi arada aldın.AAlemsin valla...
-mıc mıc mıc

Ben böyle bir konuşmanın içine edim,yanımda böyle konuşanı da dilini ikiye ayırırım(gercekten tıslayarak konuşmak zorunda kalır)Uyarıyorum...
Modanın şeytanın oyunu olduğunu düşünüyorum.Gittikçe artan fanatik takipçiler,moda bilirkişileri(yakında bilim dalı olarak litarütüre koyacaklar....)sebil gibi türeyen modacılar falan falan...Ulan kadın dediğin modaya yakındır da içine sıçmanın alemi yok.Tv programında bunlar:Ayy hhayatım sana kırmızı yakışmamış, cık bu çanta hiç olmamış...Kendi kendime diyorum katılan memnun hakaret eden memnun sana ne?Manyak mıyım neyim bilemedim.Onların yerine utanıyorum onların yerine, yerimden sidik yarıştırıyorum.Bu arada izlediğim reklam arası zap sırasında denk düşmüşse...Daha da neler oluyordur da şükür ki bilmiyorum.Tanrım beni koruyor :)
Modanın etki çemberi keşke sadece giyim olsaydı...İnsan formuna kattığı ütopik etkisi korkutucu...


24 Aralık 2011 Cumartesi

Çirkinleşme...!

Yahu neydi neden tartıstık ki biz hatırlamıyorum!Saçını başını yolmak, yumruklamak istiyorum.Şu anda ondan nefret etmeyi becerebiliyorum sevdiğim kadar.soğukkanlı katil sanki, planlanmış cinayet gibi.Duygularımı kesip biçiyor,hesabını soramıyorum,soramıyorlar.Bana duyguların bitmiş diyorsun ulan pezevenk nasıl duygudur ki bir gün öncesinden deli dolu sevişebiliyorsun.Bağırıyorum:
-Ben orospu muyum? yüzünü ekşitmiş bana acıyarak bakıyor.
-Neden öyle bakıyorsun?
-Sana bu sözleri hiç yakıştıramadım, çirkinleşme!!!!
-Ben çirkinleşiyorum öyle mi?
-Duygularım eskisi gibi yoğun değil diye ben mi suçlu oldum.Ne yapabilirim??!
-Doğru çirkinleştim artık ne tuhaf sevdiğim elimizi şıklatıp birden bire duygular bavulunu toplayıp gitti.
-Saçmalamaya başladın...
-Evet senin için saçmalıyorum.Sen de kalmış tüm duygularımı bavuluma koyup gidiyorum.
...
Gitmek istemediğim halde öyle ayaklarım gidiyor...Bazı organlarım mantıklı hareket etme kabiliyetine sahip, istemesemde...
Ulan sizde vurun hiç benim istediğim gibi olmasın zaten, anasını yandığımın dünyasında..

22 Aralık 2011 Perşembe

Ailemin şiiri



Hayatın keşmekeşliğine inat duygularımın tadına bakmak ve geçmişimi canımı acıtmadan hatırlamak...bu şarkıyla mümkün.
Hatırlıyorum ingilizcenin dilimde dönme ıstırabının tam ortasında yine beni kurtaran "zombie"şarkısıyla ergen dönemler...İsyanımı babamların anlamayacağı dilde dile getirmek beni cezbediyordu.Hatırlıyor musun baba?arabanın ön koltuğuna oturmayı hiç sevmezdim.Sen"Otur şuraya adam gibi"derdin.Oturmak istememin sebebi tuhaf bir o kadar hassastı:utanırdım arabası olmayan insanların beni görmesini istemezdim.Konuşamazdım içimdeki duyguları sana anlatabilmek çok zordu be babacığım.Beni neden duymak istemediniz?Hep "sus çocuklar cok konuşmaz"dediniz.Verdiğiniz konuşmama terbiyesi nelere mal oldu?Farkettiniz mi?Beni farkettiniz mi?Ben hep farkındaydım babamın öfkeli olduğunu bakışlarıyla konuşur hayır hayır bağırırdı...Kalbim öyle hızlı çarpardı ki sonunda yerde bulurdum kendimi...Ben bakarak konuşmayı öğrenmiştim artık öğrendiğimi en iyi şekilde savunma tekniğim olarak kullanır olmuştum.Babam her kızdığında bakışlarımı bakışlarına diker altyazı geçer şekilde??? babam anlardı daha da fena sinirlenirdi.Ablam"bakma ne olur bakma boşver"derdi.Bakmaya devam edecem! kişiliğimle sessizce karşısında durduğumu farkediyor.Babacığım,ben burdayım:görüyor musun?duyuyor musun?hissediyor musun?Farkında mısın?????????
Dedim ya canımı acıtmadan geçmişi (şimdilik)bu kadar hatırlamak en güzeli!Şarkıya devam...

Dipnot:Bu arada kişiliğime edim,aklıma geldi de bakışlarımla alt yazıyı decodersiz çözen babamın attığı şamarlar...Ahhh yüzüm hissetmezdim ama yine bakışlarımı çekmezdim şamarın şiddeti artar sonunda ağlamamak için yüzümdeki alaycı ifade donar bakmaya devam...Madolyon taktılar sanki seni farkettiklerinde.

6 Aralık 2011 Salı

sessiz cıglık

sessiz bir çığlıktı
benden olan
gözyaşlarımla sessizce sulanan
büyümeyi heves içinde beklerken
benden olan
sessiz bir çığlıktı çocukluğum.

büyümeyi seçmedim ki
konuşabileyim...
çığlıklarımın cefasını kağıda
sessizliğimin suçunu kalemime,
sırtıma çocukluğumu,
ağzımda bitmeyen şekerin tadı,
dudağımda çocuksu gülümsememle,
yazmaya devam ettim...(vp)